Karagöz (Refi Cevad Ulunay)

Matbuat âleminde pek çok mizaha mütemayil şahsiyetler vardır. Bu zevatın ekseriyeti matbuat âleminin hazırcevap, nüktedan şahsiyetleridir.
Ekseriya sarayda hayâl oyunu oynandığı zaman “Çeşmi Siyah” ile Hacıvat muhaveresinde sanatkarlar birbirlerine, târiz etmekte âdeta yarışırlar, bilhassa Samatya’lı Takvor adlı bir Hayâlî vardı ki nükte ve cinasta emsali yoktu.
Avam arasında “Karagözcü” diye anılan bu sanatkarları havas “Hayâlî” tâbir ederler.
Çocukluğumuzdan beri bildiğimiz Karagözcülere Hayâlî tâbirini kullanmak bir nezaket eseridir.
Bu itibarla Hayâlî;
Perde kurdum, şem’a yaktım, gösterip Zıll-i hayâl tâbirince çocukluğumuzdan beri Karagöz denilen bu oyun tasavvufa istinad eden bir eğlencedir.
Bu derecede tasavvufi ifadeye zemin teşkil etti ki Arapça bile Karagöz oynatmak Arabistanda hatta Cezayir’de bile mevcuttu.
Muhtelif perde gazelleri vardır, en meşhuru;
Perde kurdum, bezm-i irfâna safâ göstermeye
Şem’a yaktım suret-i ibretnumâ göstermeye
Tâ ezel feyyâz-ı kudret şem-i icâd eylemiş
Levha-i rengini şevki bî bahâ göstermeye
Yadigârı hazreti Şeyh Küşteridir perdemiz
Âlemi fânide bir rengi baka göstermeye
İtibar atsun sunuâtı zamanı seyreden
Yoktur istidadı fıtrat bir daha göstermeye
Benliği terket eğer insan olam dersen çalış
Kûşe-i mahviyyat içre itilâ göstermeye
Karagöz ve Hacıvat’ın bütün felsefesi birbirlerini tokatlamaya kalır, tabii bu münazarada galebe, karagöz tarafındadır.
Karagöz ile Hacıvat oyunu Karagöz’ün aşağı atlaması ve Hacıvat’ın kaçması ile biter.
Karagöz’ün halinden şikayeti bütün seyircileri kahkahalarla güldürür.
Bu monolog şöyledir;
“Uff bayıldım, muşmula gibi yerlere yayıldım, amanın kafam, omuz başlarım, samur kaşlarım, diz kapaklarım, kırmızı yanaklarım”
Karagöz’de şikayet iki kişiye münhasırdır. Zaten Karagöz’ün mucidi olan büyük mutasavvıf Şeyh Küşterî bu oyunu kurduğu zaman bütün eşhası iki kişi üzerine hazırlamıştı., bunlardan biri Hacıvat Çelebi diğeri de Karagözdü.
Burada Hacıvat Akli evveli, Karagöz de nefs-i emareyi temsil ediyordu.
Bunların haricindekiler oyunu zenginleştirmek icad edilen tuhaflıklardan ibaretti.
Karagöz’de bilhassa karakter temsiline ehemmiyet verilir, mesela baltası omuzunda odun yarıcılığı yapan Himmet Dayı başlı başına bir tiptir.
Lahur şal satan İranlı bir taklit yalancısıdır.
Karagöz günden güne zenginleşmiştir, meselâ, Karagözün ağalığı, Leyla ile Mecnun’u temsil eden bahçe oyunu, Balıkçılar, yeni oyunlardan; Bursalı leyla, Büyük Evlenme, Ferhad ile Şirin, çifte hamamlar, Kağıthane safası, Kanli Kavak, Kanlı Nigar, Kırgınlar, Yazıcı, Ters Evlenme, Meyhane, Tahmis gibi oyunlarla ayrı bir kıymet verilmiştir.
Refi Cevad Ulunay – 17.9.1967

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir