Karagöz ve Televizyon

Bugün, ortak yayın sayesinde yüz binlerce vatandaşımız televizyondan yararlanıyor. Programlar kimi zaman tenkit ediliyor, kimi zaman beğeniliyor.Bize kalırsa, eldeki olanaklar iyi değerlendirildiği takdirde, fazla bir emek ve masraf gerektirmeden yayınların kalitesi yükseltilebilir.

Şimdi asıl söylemek istediğimize geçelim, yayın programlarında “Çocukların Televizyonu-Pilli Bebek” isimli bir saat var. Bu saatte, çocukların tam anlamıyla kavrayamadıkları yabancı filmler gösteriliyor. Hatta, filmlerdeki bazı tipler çocukları korkutuyor bile. Acaba bu programın yerine öz malımız olan KARAGÖZ’ü koyamaz mıyız. Televizyon ekranı, günümüzün modern hayal perdesidir bir bakıma. Böylelikle, hem her gün
biraz daha unutulan Türk Gölge Oyunu KARAGÖZ’e yeniden hayatiyet verilmiş olur, hem de çocuklarımız kendilerine daha yakın hissedecekleri, bol bol gülecekleri, sevimli ve anlamlı bir program seyretme imkanına kavuşur.

Eskiden İstanbul Gülhane Parkı’nda yapılan Bahar ve Çiçek Bayramlarında Karagöz ve kukla oynatılan bir yer vardı. Burada, günün belli saatlerinde Karagöz ile kahramanının adı İbiş olan kukla oyunları gösterilirdi. Daha oyun saati gelmeden,çocuk, genç, ihtiyar, yüzlerce kişi o küçücük sahayı hıncahınç doldurur ve oyunları kahkahalar içinde, zevkle seyrederlerdi. Çocuklar sevinç çığlıkları atarak, duyarak, yaşayarak izlerdi perdedekileri. Büyük sahnenin önünde ise binlerce kişi İsmail Dümbüllü ve arkadaşlarının oynayacağı orta oyunu saatini beklerlerdi. Halk ayakta, gözleri gülmekten yaşararak seyrederdi oyuncuları.

Yaz ayları boyunca Gülhane Parkı Havuzlu bahçede yine Karagöz oynatılmaktadır. 1950 lerde bu işin başında babam İhsan Hınçer vardı. Bugün de yine o var. İstenilirse yaşayan yaşlı ve genç bütün Karagöz oyuncularını bir araya getirir. Amatör bir ruhla yardım elini uzatır TRT’nin yetkililerine. Yeter ki istenilsin.

Eğer TRT ilgilileri Karagöz, Ortaoyunu ve hatta İbiş’i televizyona uyarlayabilirlerse, herkesçe takdir görecek bir çalışma yapılmış olur. Bu oyunlar, esprisiyle, felsefesiyle, karakterleriyle, her şeyi ile Türk’tür.Öz malımızdır.Bilhassa, oynatıcısı yok denecek kadar
azalan Karagöz oyunları ile Orta oyunlarımızın filme alınarak belgelenmesi, Türk Folkloru’na büyük hizmet olur. Bu, bir yerde TRT’nin görevidir de.

Aksi takdirde, birkaç yıl sonra Karagöz seyretmek için Yunanistan’a gitmek zorunda kalacağız.

Karagöz’ümüze sahip çıkıyorlar diye zaman zaman Yunanlılara ateş püskürüyor basınımız. Hakkımız yok buna. Üstelik teşekkür etmeliyiz. Zira bizim olan Karagöz’ü adını bile değiştirmeden tanıtıyorlar. Türk kültürünü, onun sahne tekniğini benimsiyorlar, geliştiriyorlar. Bu biraz da Türk kültürünün etkisini kabul etmek değil midir.

Bora HINÇER
T.F.A No:273 Nisan 1972

Çocuklarda televizyon Bağımlılığı

MAKALELER SAYFASINA GERİ DÖN


Karahallı (Uşak) Kültür merkezi Gösterimiz

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir