Karagöz Gösterisi İletişim

Hayâlî
Emin Şenyer'in
Sitesine Hoşgeldiniz

Tasvir Satışı

 Geleneksel kültürümüzün ortaoyunu ve meddah ile birlikte en önemli köşe taşlarından biri olan gölge oyunumuz KARAGÖZ HACIVAT oyunları günümüzden yüz yıllarca önce ortaya çıkmış, insanları eğlendirirken düşündürmüş, zaman zaman toplumsal bilinç oluşmasında öncü bir rol oynamıştır. Gölge oyunlarının ne zaman ve nasıl ortaya çıktığı hakkında kesin bilgi olmamakla birlikte Asya (Java, Endonezya, Çin) kökenli olduğu bilinmektedir. Gölge oyununun Türk kültüründe ne zaman ortaya çıktığı, Karagöz ve Hacivat olarak ne zaman biçimlendiği ise bir muamma olma özelliğini korumaktadır. Her ne kadar bu konuyla ilgili bir takım tezler ortaya atılmış ise de bunların hiç biri kesin değildir. Zaten bu tezlerin bir bölümü söylenti olmaktan öteye gidememiştir. En çok bilineni ise Karagöz ile Hacivat’ın Bursa Ulucami’de inşaat işçisi olarak çalıştıkları ve şakalaşmaları yüzünden inşaatın yavaş ilerlemesinden dolayı Padişah Sultan Orhan'ın ikisini idam ettirmeleri üzerine olan söylentidir.. Ancak bilinmesi gerekir ki Ulu Cami Sultan Orhan döneminde değil Yıldırım Bayezid zamanında yapılmıştır, dolayısıyla bu söylentinin gerçeklikle bir ilgisi olamaz. Ayrıntılar için Tıklayınız.

ÖĞRETMEN VE ÖĞRENCİLER İÇİN

  Gölge oyunumuz Hacivat Karagöz bir zamanlar toplumun en önemli eğlencesiydi. Eskiden ramazan gecelerinde mutlaka ramazan eğlencesi yapılır, büyük bir sabırla beklenen iftar topu atıldıktan sonra iftariyelikler sofraya gelirdi. İftar yemeğini yiyen herkes doğruca Karagöz ve Hacivat gösterisi seyretmeye giderdi. Önce perde arkasındaki ışık yanar, nâreke zırıltısı ve tef velvelesi ile göstermelik kalktıktan sonra Hacivat Çelebi şarkı söyleyerek gelir ve "Ne olur şu dört köşe perdede bana da bir kafadar olsa ah bana bir eğlence medett amannnnnnnnnnnnnnn amannnnnnnnnnnnnnnn..." diye Karagözü çağırmaya başlardı. Ve tabii herkes kahkahaları patlatırdı. Muhavere denilen Karagöz ve Hacıvat'ın atışması bittikten sonra fasıl bölümü başlar, bu bölümde oyunun akışına göre Zenne , Çelebi , Tuzsuz Deli Bekir , Beberuhi , Tiryaki , Acem , Laz , Matiz , Zeybek gibi tipler perdeye gelirler, oyunlarını oynarlar ve sonunda bir çengi ya da köçek çıkarak seyircileri eğlendirirlerdi. Tabii ki sünnet düğünü denilince de akla hemen Karagöz Hacivat oyunu gelirdi. Karagöz Hacivat gösterisi yapılmayan bir sünnet düğünü gelen davetlilerden tam not alamazdı. Şeyh Küşteri’den beri deriden yapılan ve kök boya kullanılarak boyanan tasvirler hayali'nin elinde can bulurdu.

 Karagöz oyunları tabii ki sadece ramazan eğlencelerinde veya sünnet düğünlerinde oynatılmazdı, Karagöz sanatımız hayatın her alanıyla öylesine iç içe geçmişti ki Karagöz'ü günlük hayatın her alanında görmek mümkündü. Örneğin hemen hemen her evde karagöz hacıvat oynatılırdı, kim mi oynatırdı; tabii ki anneler, babalar, nineler, dedeler... "Karagöz'üm sütünü içtin mi, yok içmedim, ama sütünü içersen daha akıllı olursun, daha çabuk büyürsün karagöz" gibi.. Günümüzde de anne babaların evlerinde karagöz oynatmalarını diliyoruz ve elimizden geldiğince bunu teşvik etmeye çalışıyoruz.

 Karagöz'ü yaşatmak ve Karagöz ile ilgilenenlere, özellikle de Sınıf Öğretmenleri, Türkçe Öğretmenleri, Edebiyat Öğretmenleri ve öğrenci arkadaşlarımıza bir başvuru kaynağı oluşturabilmek, eğitim sistemimizde Karagöz hakkındaki yanlış bilgilerin düzeltilmesine katkıda bulunmak ve dünyada bu sanatın bir Türk sanatı olduğunun bilinmesi amacıyla bu siteyi yaptık (Biz siteyi yaptıktan yıllar sonra UNESCO Karagöz'ü Somut Olmayan Kültürel Miras kapsamına aldı). Kültürümüze hizmet edebildiysek ne mutlu ...

Hayâlî Emin Şenyer Karagoz oynatırken

Yukarda bendenizi Karagöz oynatırken görüyorsunuz

 Bu arada şunu da belirteyim; Karagöz bir kukla değildir, bilindiği gibi kukla üç boyutlu bir nesnedir, karagöz ise iki boyutlu tasvirler ile oynatılır. Karagöz oynatan kişiye HAYÂLÎ denir, hayali’nin yardımcısına ise yardak adı verilir. Hayâlî sıfatı, bir usta yanında uzun yıllar yardaklık (yardımcılık, çıraklık) yapmış ve hakkıyla karagöz hacivat oynatabilecek kıvama gelmiş kişilere ustası tarafından verilir. Hiç kimse kendi kendine “Ben Hâyalî’yim” diye ortaya çıkamaz. Bazen bir yerlerden bir karagöz hacivat tasviri bulup ben Hayali’yim diye ortaya çıkan insanları gördükten sonra bu bilgiyi de buraya ekleyeyim dedim... Zira Karagöz sanatında bir usta yanında yetişmiş olmayan, dolayısıyla ehil olmayan kişiler karagöz sanatımıza büyük zararlar vermektedirler. Aslında son derece eğlenceli olan karagöz ve hacivat oyunları ehil olmayan insanların elinde sade suya tirit misali eğlenceli hiç bir yönü olmayan sıkıcı bir gösteri olmaktan öteye gidememektedir. Bu yüzden de iyi bir ustadan Karagöz seyretmemiş olan insanlar “Karagöz’de bu muymuş” deyip bir daha karagöz seyretmeye gitmemektedirler. Ayrıca bir de asetat ya da benzeri şeffaf malzemeler ile tasvir yapıp karagöz oynatmaya kalkanlar var ki bu durum tam bir faciadır, zaman zaman evinde çocuklarına amatörce karagöz hacivat oynatmak isteyen kişilere tavsiye ettiğim asetat ile karagöz tasviri yapımı elbette ki profesyonel bir karagözcünün yapacağı iş değildir. Gerçek bir karagöz ustası tasvirlerini kök boya kullanarak deriden yapar ve tüm tiplemeleri farklı ses tonu ve farklı şive ile seslendirir, (kadın sesleri de dahil olmak üzere).

 İnternetin hayatımızda yaygınlaşmasıyla birlikte her konuda olduğu gibi Karagöz konusunda da bilen bilmeyen kişiler internet siteleri, sayfaları hazırlıyorlar, bunların bir kısmı bizim sitemizden kopyalanmış yazılar olmakla birlikte, bir kısmı da Karagöz hacıvat konusunu bilmeyen kişiler tarafından ulu orta yazılmış bilgilerdir. Elbette ki Karagöz konusunda daha çok kitap, makale vs. yazılsın ama kaliteli olmak kaydıyla. Üç kitap okuyarak kendini uzman zanneden kişiler tarafından değil. Yüzlerce yıllık geçmişi olan karagöz sanatımız bu kadar değersiz bir yaklaşımla değerlendirilmemelidir.

BİR DE TABİİ KARAGÖZ HACIVAT KOSTÜMÜ GİYEREK SAHNEYE ÇIKANLAR VAR, KOSTÜM GİYİLEREK YAPILAN GÖSTERİ KARAGÖZ DEĞİLDİR, KARAGÖZ BİR GÖLGE OYUNUDUR, DERİDEN TAPILMIŞ TASVİRLER İLE BEYAZ BİR PERDE ÜZERİNDE OYNATILIR...

 Ben, karagöz sanatımızın gelmiş geçmiş en büyük ustalarından biri olan Hayâlî Safderî Metin Özlen’in yanında yetiştim. Ustam bir gün TRT’nin çektiği bir belgesel programda bana Hayâlî sıfatını layık gördü ve bir de Mahlâs verdi, "Sen deriyi çok güzel işliyorsun, eskiden deriyi iyi işleyenlere saraç denirdi, o yüzden senin adın Hayâlî Saraç Emin olsun" dedi ve bana hayatımın en büyük onurunu vermiş oldu. Ve ben ancak o tarihten sonra profosyonelce Karagöz oynatmaya başlayabildim.

Karagöz oyununda kullanılan bir göstermelik, AT , Emin Şenyer yapımı

Karagöz oyunlarında kullanılan bir göstermelik, AT
(Emin Şenyer yapımı)

Önemli not:Lütfen sitedeki yazı ve resimleri kopyalayarak izinsiz olarak kendi sitenizde kullanmayınız, biraz araştırma yaparak kendiniz daha iyisini yapabilirsiniz. Eğer sitenizde karagöz'e yer vermek istiyorsanız bana bir mail atın, yardımcı olacağımdan emin olabilirsiniz.

Hayâlî Saraç Emin
EMİN ŞENYER

Site haritası - Yasal Uyarı